Kapat

KUDÜS’E GİDİNCE MUTLAKA GÖRÜLMESİ GEREKEN BİRKAÇ YER

Anasayfa Genel KUDÜS’E GİDİNCE MUTLAKA GÖRÜLMESİ GEREKEN BİRKAÇ YER

Asırlardır adına şiirler yazılan, savaşılan, paylaşılamayan Kudüs bugün de aynı özelliklerini koruyor.   Peygamberlerin bir arada namaz kıldığı, Miraç mucizesinin tohumlandığı, üç semavi dinin de göz bebeği saydığı yerdir Kudüs. Kudüs Doğu’nun bütün şehirleri gibi bir mabed çevresinde kurulmuştur.

MESCİD-İ AKSA

El Aksa Camii beş bin kişi alabiliyor. 1951’de Ürdün Kralı Abdullah burada öldürülmüş, 1969’da da cami kundaklanmış.

Kudüs ve Mescid-i Aksa tarihte büyük savaşlara sahne olmuş ve İslamiyetin ilk Kıblesi olan  o mübarek topraklar.

Mescid-i Aksa yada Beytü’l – Makdis, tarihte ilk olarak Hz. Adem A.S. tarafından yapıldığı rivayet edilir.  Sonrasında ise Hz. İbrahim A.S. tarafından yeniden inşa edilmiştir. ALLAH (CC) doğrusunu bilir. 

Hz. İbrahim tarafından yapılan Mescid-i Aksa, günümüze  kısmen ulaşmış olan El-Aksa El-Kadim mescididir. Yani aslında bugün 2 tane Mescid-i Aksa vardır. Biri Hz. Adem, Hz. İbrahim ve son olarakta Hz. Süleyman tarafından yapılan Mescid-i Aksa El-Kadim denilen eski mescid, diğeri eski mescid üzerine Selahattin Eyyubi tarafından yaptırılan Mescid-i Aksa El-Cedid olan yeni Mescid.

Peygamber efendimiz zamanında bulunan mescidler arasında, Mekke’ye en uzak mescid olduğu için burası Mescid-i Aksa yâni en uzak mescid ismiyle meşhûr oldu.

 

 

BURAK MESCİDİ

Mescid-i Aksa’ya 100 metre uzaklıkta bulunur. Melik bin Mervan tarafından yaptırılmıştır. 13 basamakla aşağı inilir.
Efendimiz (s.a.s) Miraç’ta Burağını bağladığı yer. 70 cm duvar, duvarın arkası ağlama duvarı.

 

EL-HALİL ŞEHRİ

Filistin özerk bölgesi. Buranın tarihi Kudüs’ün tarihiyle aynıdır. Hz. İbrahim’in şehridir. M.Ö 1900 yıllarında Hz. İbrahim (as) bu şehre gelip yerleşti. Şu anda mezarı da (Cebelü-Rumeyde) Rumeyse Tepesi denilen yerdedir.

 

 

KIYAME KİLİSESİ

Kudüs, hristiyanlara göre de, Tanrının kendi oğlunu insanlık için kurban ettiği, kanıyla yıkadığı topraklar ve Hristiyanlık tarihinin başladığı yer. Sion tepesinde (eski şehrin en yüksek noktası) yer alan “bütün kiliselerin anası” Saint Sepulcre Bazilikası, Hz İsa’nın çarmıha gerildiği, naaşının yıkandığı ve göğe yükseldiği noktada inşa edilmiş. Yıkandığı taş sürekli ıslakmış. Hristiyan mezhepleri bu kiliseye sahip olabilmek için sonu gelmez bir çekişme içindeyken, Osmanlılar sorunu son derece barışçı bir yolla halletmişler: Kilisenin anahtarı bir müslümana emanet edilmiş. Bugün ise, Bazilikanın içindeki değişik alanlar, değişik hristiyan mezheplerinin kontrolunda bulunuyor. Örneğin Hz. İsa’nın mezarı Yunan Ortodokslarının denetimindedir.

 

KUBBETÜS SAHRA

Kubbetüssahra Harem-i Şerif alanının geometrik merkezinde bulunur ve üzerinde bulunduğu platform Harem alanının platformundan 3 ila dört metre kadar daha yüksektir.

Muallak Kayası’nın üzerine Emevi Halifesi Abdülmelik İbn Mervan Türkiye’de Hz. Ömer Mescidi diye de bilinen Kubbetüssahra’yı inşa ettirir. 691 yılında inşa edilmeye başlanılan bina yeryüzünde inşa edildiği şekilde ayakta kalan en eski İslam binasıdır. İslam mimarisinin en muhteşem eseri olarak görülen bu bina tarih boyunca küçük restorasyonlar görmekle birlikte tamamıyla yıkıldığı olmamıştır. Binayı yapanlar kubbesini altın ile kaplamışlar, fakat Abbasiler döneminde yapılan bir restorasyon sırasında bu altın sökülmüştü.

 

 

Aksa’nın merkezi de üzerinden Hz. Muhammed’in Mirac’a yükseldiği Muallak Taşı’dır.
Yahudiler için kainatın kendisinden başlanılarak yaratıldığı, Hz. İbrahim üzerinde oğlunu kurban etmek istediği ve nihayet Hz. Süleyman mabedinin en kutsal emaneti olan Ahd-i Atik Sandığı’nı üzerine koyduğu için; Hıristiyanlar için ahir zamanda mahşer meydanı etrafında yerleştirileceği ve İsa’nın adalet kürsüsü üzerine yerleştirileceği için kutsal olan bu taş Müslümanlarca zatından çok hatırasından dolayı kutsaldır.

 

ZEYTİN DAĞI

Üzerinden Hz. İsa’nın göğe çekildiği ve nihayet geriye ineceğine inanıldığı tepedir. Üzerinde Rus ve Alman kiliseleri İsa’nın ineceğini ümit ettikleri kulelerini inşa etmişlerdir. Almanların kulesi Augusta Victoria hastanesi kompleksi içindedir ve bu hastane 1. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı’nın Dördüncü Ordusu’nun karargahı olmuş, Cemal Paşa ve Falih Rıfkı Atay’ın üç yılı bu komplekste geçmiştir. Yahudiler de Mesih’in bu dağa ineceğine inandıklarından dağın Kudüs’e bakan yüzüne büyük bir mezarlık inşa etmişlerdir. Yahudi geleneğinde Mesih geldiğinde mezarlarından ilk kalkacak Yahudilerin bu mezarlıkta yatanlar olacağı anlatılır.

Zeytindağı ile Harem-i Şerif tepesi arasındaki Kidron Vadisi Hz. İsa’nın Kudüs’te geçirdiği hayatının son üç gününe ev sahipliği yapmış, bilahare Kudüs’te vefat eden Hz. Meryem de bu vadide gömülmüştür.

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir